Kâinatı Kur'ân'ın ışığıyla okumak
Risale-i Nur külliyatı; ağaçta, yeryüzünde ve gökte serpilmiş îman hakikatlerini Kur'ân'ın nuruyla okur. Bu kütüphane de o okuyuşa açılan bir kapıdır.
112kitap
6raf
2kütüphane
Vâhid
Bir, eşi benzeri olmayan
Külliyatta 37 yerde geçiyor
Geçtiği yerler
Sözlers.103…vahdetini ve ehadiyetini bedahetle göstermişler ve vahdet ve ehadiyet ile bütün kâinat, o Zât-ı Vâhid'in emirber neferleri ve müsahhar memurları hükmüne geçiyor ve âhiretin gelmesiyle, kemalâtı sukuttan…Sözlers.305…Öyle de: Bu meşhud sühulet-i mutlaka ve külfetsizlik, vücub derecesinde îcab eder ki; bir Sâni'-i Vâhid'in eserleri olsun.Sözlers.618Biri: Vâhidiyet sırrıyla ve vesait ve esbab perdesi altında ve bir kanun-u umumî suretinde tasarrufatıdır.…Mektubats.168Ve her iklimden orada birçok halk toplanıp, Rabb-ı Vâhid'e ibadet ederler.Mektubats.232O daire-i kübradaki san'at, Sâni'-i Vâhid'e şehadet ettiği gibi, şu insanda olan küçük mikyastaki hurdebînî san'at dahi, yine o Sâni'a işaret…Mektubats.234Vâhidiyet ise, bütün o mevcudatMektubats.235…Herbir şey, herbir unsur, herbir ecram-ı ulviye, o haşmet-i rububiyet noktasında Vâhid-i Zülcelal'i gösterir.Mektubats.244…ve sîmalarındaki başka başka hikmetli taayyün ve temeyyüzleri delalet eder ki; onların Sâni'-i Vâhid'i, fâil-i muhtardır ve iradelidir; istediğini yapar, istemediğini yapmaz; kasd ve irade ile işler.…Mektubats.252…dönülecek ve Kadîm-i Bâki'nin makarr-ı saltanat-ı ebediyesine gidilecek ve kesret-i esbabdan Vâhid-i Zülcelal'in daire-i kudretine gidilecek, dünyadan âhirete geçilecek.Mektubats.257…Kur'an ve ehl-i iman, hadsiz masnuatı bir Sâni'-i Vâhid'e verir.Lem'alars.191…Hususan o mektubun zeylinde daha ziyade vuzuh ile isbat edilmiş ki; bütün mevcudat, Sâni'-i Vâhid'e isnad edildiği vakit, bir tek mevcud hükmünde kolaylaşır.Lem'alars.306…tanzif misillü o ef'al-i hakîmane, a'zamî dairede vahdet-i nev'iyeleri noktasında bir tek Sâni'-i Vâhid'i gösterdikleri gibi; esma-i hüsnanın ekserîsinin, belki binbir esmanın herbirinin böyle birer…Lem'alars.319…olmamak ve birbirinden tefriki için, hikmetli pek çok alâmet-i farika ile iftirakları, o Sâni'-i Vâhid'in iradesini, ihtiyarını ve meşietini göstermekle beraber, ayrı ve çok dakik bir sikke-i ehadiyet…Lem'alars.321Evet vahdet de, ferdiyet de; herşeyin o Zât-ı Vâhid'e intisabıyla olur ve ona istinad eder.Lem'alars.405…teşekkül etmiş acib nakışlı garib bir san'at-ı hârika olduğu halde, "Bu masnuat bir Sâni'-i Vâhid'in eser-i san'atı değildir, kendi kendine teşekkül ediyor." denilse, hadsiz ve hudud altına alınmayan…Şualars.6…ki, şecere-i kâinatın en geniş dairesi ve en müntehası ve nihayatı ve teferruatı dahi Zât-ı Vâhid-i Ehad'in kudretiyle ve iradesiyledir.Şualars.23…en muannid bir münkiri dahi susturacak bir kat'iyyetle isbat edilmiş ki: Bütün eşya bir tek Zât-ı Vâhid-i Ehad'e verilse, bir tek şey gibi kolay ve çabuk ve ucuz olur.Şualars.25…müteaddid esbaba verilmesi, imtina' ve muhal derecesinde müşkilâtlar bulunduğu gibi; herşey Zât-ı Vâhid-i Ehad'e verilse, nihayet derecede ucuzluk içinde gayet derecede kıymetdar ve fevkalâde san'atlı…Şualars.34…a'zam, belki bir ism-i a'zam tezahür eder ki, bilbedahe bütün kâinatı idare eden bir Sâni'-i Vâhid-i Ehad'den başkası o işleri yapamaz.Şualars.164Ve öyle bir Vâhid-i Kadîr'in masnuları ve hizmetkârlarıdır ki; o koca istilacı unsurları, gayet itaatli bir hizmetçi…Şualars.190…vahdetini ve ehadiyetini bedahetle göstermişler ve vahdet ve ehadiyet ile bütün kâinat, o Zât-ı Vâhid'in emirber neferleri ve müsahhar memurları hükmüne geçiyor ve âhiretin gelmesiyle, kemalâtı sukuttan…Şualars.654…sîmaları hikmetli bir tarzda birbirinden farikalı ve ayrı olması kat'î delalet eder ki: O Sâni'-i Vâhid-i Ehad, bir fâil-i muhtardır.Mesnevi-i Nuriyes.17…göre, masnuat ile âlem-i anasır, yani tohum ile tarla ve muhit ile muhat, (hep) bir Sâni'-i Vâhid'in yed-i tasarrufundadır.Mesnevi-i Nuriyes.18…anlaşılıyor ki, bütün mütevafık ve müteşabihler, yani birbirine benzeyen çokluk, bir Zât-ı Vâhid'in eser-i san'atıdır.Mesnevi-i Nuriyes.19…gibi âciz masnu ve mahluklardan olduğuna delalet ettiği gibi; bu masnuat ve mevcudatın, bir Zât-ı Vâhid'in müteceddid bir san'atı olduğuna da şehadet eder.…Mesnevi-i Nuriyes.52Fakat erbab tevehhüm edilen esbab yed-i kudretine bir perde olan Rabb-ı Vâhid'e teslimiyet, firdevsî bir vaziyettir.…Mesnevi-i Nuriyes.68…şeyin minnetine girmektense ve bütün esbab ve vesaite el açıp arz-ı ihtiyaç etmektense, bir Rabb-ı Vâhid, Semi' ve Basîr'e iltica etmek daha rahat ve daha kârlı değil midir?…Mesnevi-i Nuriyes.214Celal ve Vâhidiyet ünvanına dâhildir.…Emirdağ Lâhikası 2s.70…yani zerrelerden yıldızlara kadar her şeyde bir pencere-i tevhid var ve doğrudan doğruya Zât-ı Vâhid-i Ehad'i sıfâtıyla bildiren âyetleri, yani delaletleri ve işaretleri var.Tarihçe-i Hayats.460…İlahiyenin, ruh için kâinat vüs'atinde bir genişlik temin ettiğini ve herbir şeyde Sâni'-i Vâhid'e işaretler, delil ve âyetler bulunduğunu ifade eder; sırrına göre hareket ederdi.Asâ-yı Mûsas.173…Hususan o mektubun zeylinde daha ziyade vuzuh ile isbat edilmiş ki; bütün mevcudat, Sâni'-i Vâhid'e isnad edildiği vakit, bir tek mevcud hükmünde kolaylaşır.Asâ-yı Mûsas.222…vahdetini ve ehadiyetini bedahetle göstermişler ve vahdet ve ehadiyet ile bütün kâinat, o Zât-ı Vâhid'in emirberMuhâkemats.13Onlar da: İsbat-ı Sâni'-i Vâhid ve nübüvvet ve haşr-i cismanî ve adalettir.Muhâkemats.117Ehl-i dikkatin malûmudur ki: Makasıd-ı Kur'aniyenin fezlekesi dörttür: Sâni'-i Vâhid'in isbatı ve nübüvvet ve haşr-i cismanî ve adldir.…Muhâkemats.162…tedebbür et, sonra bunu da dinle ki; Şâri'in irşad-ı cumhurdan maksud-u aslîsi: İsbat-ı Sâni'-i Vâhid ve nübüvvet ve haşir ve adalette münhasırdır.